Gaz Pedalı Tekledi - 9

Çıkan Kısmın Özeti: Şile-Riva arasındaki yolda yaşanan drag yarışı kazasından sonra Komiser Tahsin’le kısa bir diyalog yaşayan yaşlı adamın bindiği aracın plakası; ünlü oyuncu Orçun Kop’a ait çıkmıştır. Ekip, son dizisinin çekimleri Şile’de sürmekte olan Orçun Kop’u ziyaret etmeye karar verir.


Orçun Kop, dizi çekimine ara verildiği sırada bir kenarda dolanan set görevlisinin taşıdığı termostan çay aldıktan sonra yanına gelenlere şöyle bir baktıktan sonra mağrur bir edayla üstünü başını silkelemişti. Neden sonra, üstünde ceket olmadığını ayırtına varan genç oyuncu sıkılgan bir gülüş takınıp dudaklarını büktü.

-          Maalesef üstümde kalem yokmuş… İki saat sonra paydos vereceğiz, o zaman imza alsanız olmaz mı?

Komiser Tahsin, kafasını olumsuz anlamda sallayınca Orçun Kop biraz bocalamış ancak kibarlığı da elden bırakmamaya gayret ederek dizi çekiminin iki dakika sonra devam edeceğini söyleyerek yanlarından ayrılmaya çalışmıştı. Bunun üstüne, Necip “cık cık”layarak ceketinin cebinden polis kimliğini çıkardı. Kimlik, Orçun Kop’ta şok etkisi yaratmıştı. Kaşlarından birisini kaldırarak Komiser Tahsin’e döndü ve onun da polis olup olmadığını sordu.

Tecrübeli amir, belindeki kemere taktığı rozetini; araladığı ceketinin altından gösterince Kop’un şaşkınlığı arttı ve elindeki çay bardağını birkaç adım ötesinde duran set görevlisine uzatıp polislerle birlikte setin kalabalığından birkaç adım uzaklaştı.

Kollarını önünde kovuşturmuş ve dudaklarını bükmüş bir şekilde gözünü gelen polislere dikmişti Orçun Kop. Bu haliyle, sanki bir kabahat işlemiş de tam kendisi bile unutmuşken sırrı açığa çıkmış olan çocuklara benziyordu! Nitekim bu hali, Komiser Tahsin’in dikkatli gözlerinden kaçmamıştı. Necip’e göz kırptıktan sonra söze girdi:

-          Sizce niye gelmiş olabiliriz Orçun Bey?

Orçun Kop, her ne kadar endişeli görünse de, aptal değildi. Komiserin bu falsolu vuruşunu, göğsünde yumuşatarak karşıladı:

-          Bilmem, bunu da ben söyleyecek olsaydım emniyete kendim gelirdim zaten sanırım…

Necip, tenis maçı izler gibi karşılıklı konuşan iki adamı izliyordu. Orçun’un çıkışını, “Emniyete gelmenizi gerektiren bir durum olduğunu mu düşünüyorsunuz?” diye cevaplamıştı Komiser Tahsin.

Orçun, omzunu silkip gözlerini belerterek “Yanıma iki tane polisin gelmesini gerektiren bir durum olduğunu da düşünmüyordum ama!” diyerek cevap yetiştirmişti bu sefer. Komiser Tahsin’in sabrının gittikçe tükendiğini fark eden Necip araya girme ihtiyacı duydu ve doğrudan konuya girdi:

-          Arabanız nerede Orçun Bey?

Orçun Kop bu soruya karşılık garip bir şekilde bezgin bir ifade takınmıştı. Nihayetinde ağzındaki baklayı çıkarınca Necip rahat bir nefes alacaktı.

-          Ne var, siz de mi medyanın lafına uydunuz? Benim vergi kaçırdığım falan yok! Lüks araba almış olabilirim ama adı üstünde; ikinci el!

Adamın gerginliğinin sebebi ortaya çıkmıştı. Komiser Tahsin bıyıkaltından gülümseyerek konuştu bu kez:

-          Lan, madem arabayı yeni aldın; niye başkalarına veriyorsun sürsünler diye?

Bu soru ise gerçekten şaşırtmıştı Orçun’u. “N-nasıl yani?” diye kekelemekten başka bir şey yapamayınca Komiser Tahsin tam konuşmaya hazırlanıyordu ki kendisini toparlayan Orçun sözlerini sürdürdü:

-          Bir vukuata mı karışıldı yoksa?

Komiser Tahsin, omzunu silkti. Saha şartları artık kendisine uygundu, bu yüzden gayet rahatlamıştı.

-          Valla, aracın karıştığını söyleyemeyiz ama aracı emanet ettiğiniz yaşlı adamın kim olduğunu söylemezseniz sizin bir vukuata karışacağınız kesin!

Orçun Kop, derin bir nefes aldıktan sonra dudaklarını yaladı. Bir kez daha nefes aldıktan sonra gözlerini kısıp, karşısındaki iki polisin arasından arkada görünen sete doğru baktı. Bir şeyler düşündüğü belli oluyordu. Nitekim, birkaç dakika sonra tekrar derin bir nefes alıp dudaklarını büktü; set alanına doğru usulca yürümeye başladı. Peşinden şaşkınca gelen Komiser Tahsin ve Necip’e dönüp ellerini avuç içleri havaya dönük olacak şekilde iki yana açtı.

-          Maalesef, bir arama izniniz yoksa size yardımcı olabileceğimi düşünmüyorum!

Komiser Tahsin ve Necip, konuşmanın seyrinin bir anda değişmesinden ötürü şaşkına dönerek geride kalmayı kabullendiler. Orçun Kop ise monitörün arkasında durup sağa sola bağırmakta olan yönetmenin yanına gidip kulağına eğilmişti. Bir şeyler söyledikten sonra yönetmenin kafasını olumlu anlamda sallaması üzerine kafasını hafifçe eğerek seti terk etti.

Komiser Tahsin, Necip’e emniyete geçmesini söyledikten sonra dikkat çekmemeye çalışarak yürüyerek Şile yoluna sapan Orçun’u takip etmeye koyuldu. Orçun, set alanının saptığı sahil yolunda yürüyerek hızlıca ilerlerken birkaç yüz metre arkasından Komiser Tahsin gidiyordu.

Tam yol hiç bitmeyecek gibi gelmeye başlamıştı ki; bir köy yoluna saptı Orçun. Komiser Tahsin, derin bir nefes alıp sağı solu yoklayarak tek aracın bile zar zor gidebileceği köy yoluna saptı…


(Devam Edecek)

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

 

FİGÜRANIN ÖLÜMÜ

FİGÜRANIN ÖLÜMÜ
Hürhaber'de sekiz hafta tefrika edilen Komiser Tahsin hikayesi

KNAVE

KNAVE
Hürhaber'de altı hafta tefrika edilen Komiser Tahsin hikayesi

İNECEK VAR!

İNECEK VAR!
Kayıp Rıhtım'da yayınlanan bir Komiser Tahsin hikayesi

Suret

Suret
Bu logoyu gördüğünüz yerde, polisiye var demektir!

"Basın Cinayetleri"

"Basın Cinayetleri"
line.do'da 'Editörün Seçimi' olarak da paylaşılan, Basın Cinayetleri isimli çalışma.

NOEL BABA'YI KİM ÖLDÜRDÜ?

NOEL BABA'YI KİM ÖLDÜRDÜ?
Komiser Tahsin'in 2015 yılbaşı için yazılmış, özel öyküsü!

ÇİVİLERE RUH ÜFLEYENLER

ÇİVİLERE RUH ÜFLEYENLER
Kayıp Rıhtım'da yayınlanan bir Komiser Tahsin hikayesi